YENADER’den enerji depolanması için özendirici teşvik çağrısı

Dünya genelinde artan nüfus ve günlük hayata hızla adapte edilmekte olan teknolojik gelişmeler elektrik ihtiyacını da her geçen gün artırıyor. Buna ilaveten ani iklim değişikliğinin etkilerinin mevsimsel olarak büyük değişkenlik göstermesi elektrik ihtiyaçlarını tahmin edebilmesini zorlaştırırken, pandemi ve ülkeler arası siyasi gerilimler gibi koşulların da dünya genelinde enerji ithalatı ve ticaretinde ciddi sıkıntılar oluşturmakta ve elektrik üretimini zaman zaman dar boğaza sokabiliyor. Bir yandan artan elektrik ihtiyacı, diğer yandan 2050 karbonsuzlaşma hedefleri ve ülkelerin ekonomik koşullarının bu hedefleri sağlamadaki yetkinlikleri konusundaki endişeler, dünyayı iki yöne itmeye devam ediyor; enerji verimliliği ve enerji depolama…

UZUN SÜRELİ VE ETKİN ELEKTRİK ÜRETİMİNDE ENERJİ DEPOLAMA ÖNEMLİ ROLE SAHİP

Karbonsuzlaşma hedeflerine ulaşmada yol alınmasına olanak sağlayacak yenilenebilir enerji güç kapasitelerinin her geçen gün arttığını ifade eden Yenilenebilir Araştırmaları Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Füsun Tut Haklıdır enerjiyi depolamanın önemi hakkında şu açıklamalarda bulundu: 

“Kömür kullanımı neden olduğu emisyonlar nedeniyle dünya genelinde asgariye indirilmek istense de, bu kaynaktan sağlanan kesintisiz elektriğin yerine koyulabilecek yenilenebilir enerji sistemleri hava koşullarına bağlı olması üretimde sıkıntı oluşturabilir. Jeotermal ve biyokütle santrallerin sayısı kullanılan konvansiyonel teknolojiler nedeniyle kademeli olarak artarken, küçük ölçekli hidroelektrik santralleri ve özellikle rüzgar ve kurulum kolaylığı bulunan fotovoltaik güneş santrallerinin sayısının artışı daha hızlı olmaktadır.  Hava koşullarına bağlı olarak rüzgar, güneş santralleriyle, belli dönemlerde kuraklık etkilerinin daha aza indirilerek hidroelektrik santrallerinden daha uzun süreli ve etkin elektrik üretiminde ise enerji depolama önemli bir rol oynamaktadır.”

ENERJİ DEPOLAMA YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARIN VERİMLİLİĞİNİ ARTIRIYOR

Enerji depolama üretilen ve tüketilen elektriğin dengelenmesinde önemli bir aracı rol oynadığını belirten Doç. Dr. Füsun Tut Haklıdır depolama işlemini mekanik, kimyasal, termal ve elektro-magnetik yollarla yapılabilildiğini belirterek enerji depolama hakkında şu bilgileri aktardı:

“Laptop, cep telefonu, elektrik araçlarında kullanılan pillerle daha sık duymaya başladığımız enerji depolama yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektriğin verimli kullanılmasında önem arz etmektedir. Yenilenebilir enerji üretiminde iklim, hava koşullarının şebeke ve dolasıyla kullanıcılar üzerindeki baskısını azaltabilen enerji depolama, şebeke kararlılığının yanı sıra frekans cevap verme süresini de düzenleyerek, güçte oluşan dalgalanmaları iyileştirip, yenilenebilir enerji sistemlerinin verimliliğini ve etkin olarak kullanımını artırabilmektedir. Bu yolla etkin elektrik üretimi, karbonsuzlaşma hedeflerine uygun olarak yapılabilmekte, sağlanan esneklikle enerji üreticileri de kısa süreli kesintiler sırasında enerji depolamayı kullanarak maliyet kesintilerini önleyebilmektedir.”

ENERJİ DEPOLAMADA TEŞVİK KAPSAMLARI DEĞERLENDİRİLMELİ

Yenilenebilir enerjinin yoğun olarak kullanıldığı günümüzde ve gelecek konjüktürde üretilen enerjinin etkin olarak kullanılmasının artacağını belirten YENADER Genel Sekreteri Doç. Dr. Füsun Tut Haklıdır “Enerjinin dünya genelinde önde gelen  ve araştırmaları yoğun olarak yapılan hidrojen, pil teknolojileri ve pompaj depolamalı yöntemlerle depolanması için yatırım çalışmalarının başlaması, ilk aşamada devlet tarafından özendirici teşvikler ihtiyacını doğurmaktadır. Mayıs 2021’de yayınlanan “Elektrik Piyasasında Depolama Faaliyetleri Yönetmeliği” kapsamının genişletilerek, teşvik kapsamlarının değerlendirilmesi ülkemizin hem karbonsuzlaşma hedefine ulaşmasında hem de şebeke stabilitesinin sağlanmasında büyük önem arz edecektir. Bu vesileyle yeni kapasite artışlarıyla, enerji kayıplarının engellenmesine, kömür ithalatının düşmesine olanak sağlaması beklenmektedir” dedi.

ENERJİ NOTLARI

· Özellikle 2050’ye Kadar Net Sıfır Emisyonda üretim payları hızla artarken, rüzgar ve güneş PV’sinin saatten saate değişkenliğini ele almak için enerji depolama sistemlerini yavaş bir şekilde büyütmek kritik olacaktır. Elektrik üretimini karbondan arındırırken artan esneklik ihtiyaçlarını karşılamak, enerji sektörü için temel bir zorluktur, bu nedenle enerji santralleri, şebekeler, talep tarafı müdahalesi ve depolama dahil tüm esneklik kaynaklarının kullanılması gerekir.

· 2020’de pil depolama kapasitesi eklemeleri, kurulumların on yıl içinde ilk kez yükselmediği vasat bir 2019’dan sonra %50 artarak rekor yüksek 5 GW’a yükseldi. Çin ve Amerika Birleşik Devletleri, gigawatt ölçeğinde eklemeler kaydetti. Kamu hizmeti ölçekli kurulumlar, toplam ilave kapasitenin yaklaşık üçte ikisini oluşturarak piyasaya hakim olmaya devam ediyor. Kilit pazarlardaki yeni politikalar ve projeler büyümeyi hızlandıracak şekilde belirlenmiş olsa da, 2030 yılına kadar yaklaşık 600 GW pil depolama kapasitesinin kurulmasını öngören 2050’ye Kadar Net Sıfır Emisyon Senaryosuna uyum sağlamak için daha da hızlı bir artış gerekiyor.

· Microsoft, Google ve diğer 10 şirket, enerjiyi sekiz saat veya daha uzun süre depolayabilen ve boşaltabilen teknolojilerin küresel dağıtımını zorlamak için Kasım ayında COP26’da başlatılan CEO liderliğindeki bir kuruluş olan Uzun Süreli Enerji Depolama (LDES) Konseyi’ne katıldı.

İngiltere nükleer enerjiye yöneliyor

ABD’ye göre, doğalgaz boru hatları için “zaman ve para harcamak gereksiz”