Nasıl Daha Çekici Bir Kadın Olabilirim? Kadın ve Cinsel Şifa

Bütün ve tam bir kadın olmayı hak eden sen, her yaşta hazzı, canlılığı, tazeliği, sevinci, coşkuyu ve bunun yansımalarını yaşayabilirsin. Yeter ki üzerindeki tabulardan arınıp, buna layık olduğunu, izinli olduğunu bil, kabul et ve bırak o anın içinde doya doya yaşa. Hayatının hangi evresinde seninle buluştuysak ister bir genç kızken ister olgun ve bilge bir kadınken…

Çekici olmak aslında içten dışa ve dıştan içe bir enerjinin yansıması. Ve tabi karşı tarafta yarattığı algı. Ve öncelikle dünden bugüne olan bir durum değil…Üzerinde düşünmek ve bazen de biraz çaba ile dönüşüm istiyor. Hele ki bugüne kadar hiç kendini öyle hissetmemişsen. 

Daha önceki yazılarımı okuduysan arketipsel kimliğini kadın olma yolculuğundaki anlamanın, anlamlandırmanın önemini seninle paylaşmıştım. Arketipsel bilinçle yol alırken, artık sen de tüm kadın dişil tanrıça arketiplerini kollektif bilinç dışından barındırdığını ancak bunlardan bazılarının daha önde olmasını farkında olarak ya da olmayarak seçtiğini biliyorsun.

İşte bunlardan konu cinsellik olduğunda Afrodit arketipini parıl parıl parlatmamız gerekiyor anlamına geliyor bu yolculukta.

Afrodit profilimiz hepimizde var olan aşk, güzellik, cinsellik, hazla dolu dolu olan dış görünüşte kendini bunlarla yansıtan tarafımız. Arketip analizine göre Afrodit profilin eğer gerilerde kaldıysa, bu durum şu anda en yüksekte olan arketipinin diğerleri üzerinde daha baskın, kapatan, örten etkisi olduğunu bize işaret eder. Bu durum en önde olan arketipin ilk 21 gün ve takip eden haftalardaki çalışmalarla diğerlerinin de dengelenmesiyle yavaş yavaş dönüşecektir. Eğer Afrodit profilin ilk sıralarda çıktıysa ancak hala aradığın ilişki, aşk, cinselliği bulamadıysan hem bu yazıyla elde edeceğin farkındalıklar sana yardımcı olacak, merak etme. 

Bu arketip ya da hepimizin içinde bulunan bu kadın profilimiz özellikle Yeni Dişil olma yolculuğunda sana aktardığım 3-13 yaş saf ve masum dönemden sonra, ortalama regl/adet sonrası ilk dişiliğin uyanışı evresinde kendini gösterir. Bu yüzden ortalama uyanış dönemi 13-24 yaş aralığıdır. Eğer bu dönemde yeterince özgürce bu profil yaşanamadıysan sonraki dönemlerde çok gerilerde kalabilir, ya da dengesizce kendini ilerleyen yaşlarda gösterme ihtiyacı duyabilir. 

Afrodit arketipi yetişkin bir kadın beden formunda dengeli olmadığında neler olur? Önce durumun farkındalığı adına bu sorunun cevabı ile başlayalım. 

Denge olmadığında yine iki uç durumdan söz etmek mümkün. Yani aşırı Afrodit, ya da yetersiz Afrodit. Afrodit profilin yetersiz olduğunda kadın bedeniyle barışık olmayan, beğenmeyen, sürekli eleştiren, kendini sevgiye, ilgiye, şefkate, iltifatlara, cinselliğe, her türlü hazza kapatan, alıcılıktan uzak daha çok verici olan dolayısıyla giderek erilleşen bir halde bulursun. Alıcılığın kapalı olması durumu ile cinsellikte sorunlar yaşayabilirsin. Vajina kuruluğu, vajinusmus denen sorunların ruhsal köklerinde yetersiz Afrodit olma hali yatar. Bugün dünyadaki vajinismus sorunlarının yüzde doksan nedeni aslında evrimleşmenin sonucu kalıp düşünceler sebebiyle psikolojiktir diyebiliriz. Yüzde on kadarı da organik denebilir. Bu yüzde onluk kısımda vajen girişiyle ilgili, kızlık zarıyla ilgili problemler yer alır. Biraz daha netleştirecek olursak, vajinismus gibi cinsellikle ilgili pek çok sorunun özellikle kapalı toplumlarda, ataerkil ortamlarda, ailelerde, cinselliğin çok rahat konuşulmadığı durumlarda sık görülen cinsel fonksiyon bozuklukları olabildiğini söyleyebiliriz. Bu durumda var olan yetersizlik, bastırılmış Afrodit düşünce kalıplarını dönüştürmek gerekir.

Aşırı Afrodit olduğunda ise cinselliği kullanan, sadece dış görünüşle varlık mücadelesi veren, kimi zaman estetik kaygısıyla hayatına yön veren, doğallıktan uzaklaşan olabilirsin. Bu ruhsal ve davranışsal durumda olanlarımız halk arasında evliliklerdeki metres hayatına, ya da üçüncü şahıs olmaya eğilim gösterebilirler. Baştan çıkarıcılığı kötüye kullanma, çıkarına göre öne çıkarma seçimlerini yapabilirler. Çünkü güzelliklerini henüz erdemleriyle bütünlük haline getirememişlerdir. Farklı arketipleri de çalışarak bu defa aşırıya giden Afrodit profillerini eğitmeleri gerekir. Bu mümkündür. Tabi bütün bu saydığım durumlar senin mevcut ağır basan ilk üç arketipinin durumuna göre de farklı hallere dönüşebilir. Dolayısıyla kişi bazlı da bakmak analizin kişiselliği adına önemli olur.

Peki ya dengeli Afrodit olursak ne olur?

Ah işte o duruşuyla, aşkıyla, coşkusuyla, sesiyle, iletişimiyle, dış görünüşüne verdiği özen kadar iç güzelliği ve derinliğiyle büyüleyici olur. Çekiciliği hem ikili ilişkilerinde hem de cinsellikte mıknatıs etkisi görür. Romantizmi hazla birleştirebilir. Yerine göre tutkulu hatta şehvetli de olabilir. Yani onun bir erotik zekası vardır. Bunu iyi kullanır. 

Ve tabi en çok hissedeceği ve yayacağı da haz olur. Hazzı hayatın her yerinde yaşayabilir. Sadece cinsellik veya orgazm yaşarken değil; bu yolda yürürken gördüğü ağaçları, kuşları izlerken, sevdiği bir içkiyi, yemeği yerken…

Afrodizyak kelimesini duymuşsundur. İşte bu yolculuk sonunda sende bu kelimenin anlamını veren bir ruh haline gelebilirsin. Haz hisseder, hazzı her yerden alır hale gelir, bir o kadar da haz yayar, haz verirsin.

Afrodizyak olduğuna inanılan kimi yiyecekler, kokular vücudumuzda bulunan birtakım hormon nörotransmitaller ve burada özellikle enmediatörlerin artışına sebep olurlar. Biliyoruz ki en çok serotonin ve dopamin dediğimiz iki hormon hem bize mutluluk verir hem de cinsel istekte cinsel güç de artışına neden olur. Bu süreçte özellikle sana önerdiğim uygulamaları yaptığında afrodizyak etkisi yaratarak düzenli yapıldığında alıcılık ve haz kapıları da senin için açılır… 

Aslında böylelikle güzellik ve haz birbirine bağlanır. Dolayısıyla bu ikisi ile ilgili yaptığın tüm farkındalık çalışmaları birbirine hizmet eder. Güzel olduğunu düşündüğün her şeyden şifa veren bir haz alabilirsin. Bu anlık bir güzellik algısı da olabilir, bütüne ve zamanlar ötesine de yayılabilir. Yani sadece cinsellikteki haz için değil, bütünsel hayattan aldığın haz ve güzellik için de bu bölümü yapmalısın. 

Tarihin sayfalarında Afrodit’in bu yoğun haz ve güzellik bilgeliğini farklı şekillerde destekleyen, çevreleyen semboller vardır. Haritleri hiç duydun mu?

Yunan mitolojisinde üç güzeller olarak bilinen Yunanca ‘harit’ kelimesinin çoğulu olan Harites (Haritler) tanrıların tanrısı Zeus’un, bazı araştırmacılara göre üçüncü bazı araştırmacılara göre ise dördüncü eşi olan, tanrıça Eurynome’den doğma kızlarıdır. Aphrodite ve Apollon’un alaylarında yer alan ve aynı zamanda sanat etkinliklerine ilham veren tanrıçalardır. Üç güzellere daha yakından bakacak olursak, bunlardan birincisi Aglaiedir. Aglaie canlılığı ve parlaklığı temsil eder (VITALITY) ve Kharitlerin en gencidir. Euphrosyne sevinçi ve neşeyi (JOY) , Thalia ise tazeliği (FRESHNESS) temsil eder.

Bunlara aynı zamanda zarafet, letafet, nezaket, lütuf, merhamet, fazilet manasına gelen, “Grace” deniliyordu. Bunlardan birisi sırtı bize dönük, yüzü öte yana bakan, diğer ikisi ise yüzü bize dönük olarak resmediliyordu. Bunun gayesi her yapılan iyiliğe karşılık iki defa teşekkür edilmesi gerektiğini bizlere hatırlatmaktı. Bütün işler şeffaf olarak, doğallıkla, riyakârlık olmadan yapılması gerektiği için kızlar çıplak olarak sembolize edilir ve çağlar boyu resmedilir. Ayrıca hep genç olarak takdim ediliyorlardı. Çünkü haz ve güzellik saflıkla olduğunda hatırası asla yaşlanmaz hep taze kalır mesajını veriyorlardı.  Kızların gülen yüzleri başkalarına hep güler yüzle, neşe ile iyilik yapılması gerektiğini sembolize ediyordu. Kızların kol kola resmedilmesi ise yine döngüsel olarak birlik halinde, bir nezaketi diğer bir nezaketin takip etmesi gerektiğini vurgulamaktaydı. Böylelikle sevgi bağı ve zinciri asla kopmayacaktı. Şairler bu kızların Acidalius çeşmesinde devamlı olarak yıkandıklarını söylerler.”

Bu güzellerden bazılarının aslen dokuz ilham perisinden olduğu söylenir. 

Farklı tarihi bulgularda resmedilen Üç Güzeller, başlarda güzellikleri ve sevimliliklerini göz önüne serecek şekilde upuzun giysiler ve çiçekli taçlarlayken M.Ö. 4. yüzyıldan itibaren yerini çıplaklık ve dokunma, kucaklaşmaya bırakmıştır.

Sözü edilen kadın figürleri bazı dönemlerde balık etli, büyük kalçalı, küçük göğüslü olarak, bazı dönemlerde ise zayıf, ince bilekli, uzun boylu olarak gösterilmiştir. Figürlerin gösterim şekilleri dönemin ideal vücut algısına göre değişim gösterir. 

Ressam Rafael üç güzelleri tamamen çıplak resmetmiştir mesela. Ve hepsinin eline de bir elma vermiştir. Kırmızı Elma sembolüyse Adem ve Havva ve Kırmızı Başlıklı Kız hikayesinden de hatırlayacağınız gibi gizli, saklı, suç, günah işlemek için bir aracıdır. Yani bu üç güzellik içinde hem güzelliği hem de bilinçaltı kodlamalarıyla çağlar içinde suçu barındıran olmuştur. Bu da bugünün dünyasında insanın kendi içinde bulması gereken adeta bir başka dengedir. 

Afrodit arketipi her kadın da olan bir profil olmakla birlikte, hayatın gerçekleri sorumlulukları derken bazen ya çok gerilerde kalabilir ya da daha önce aktardığım gibi gölgesinde yaşanabilir. Her iki durumda da üzerinde biraz çaba ve bilinçle çalışıldığında dengeyle gün yüzüne çıkabilir. 

Şefkatle kucaklıyorum. 

Linktree

Instagram

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio’nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir