İfşaların ardından gözler sosyal medya yasasında

İktidarın sosyal medyada dezenformasyonu önleme gerekçesiyle geçirmek istediği, ancak muhalefet ve farklı toplumsal kesimlerin sansür getireceği endişesiyle itiraz ettiği sosyal medya yasa teklifinin TBMM’nin 1 Ekim’de başlayacağı yeni yasama döneminde en öncelikli konulardan birisi olarak ele alınması ve hapis cezası hükmünde geri adım atılmaması bekleniyor.

Buna yönelik önemli bir mesaj MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den geldi. Bahçeli dün partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında yaptığı açıklamada, “Sosyal medyanın denetim altına alınması, ahlaki ve hukuki açıdan sınırlandırılması hayat memat konusudur. Sosyal medya düzenlemesi kanunlaştırılmalıdır” ifadesini kullandı. Bahçeli ayrıca son dönemde sosyal medyadaki “her gün bir yenisi servis edilen adeta FETÖ taktiklerini aratmayan şaibe ve şüphe yüklü iddiaların” 2023 seçimlerini etkileme amaçlı olduğunu söyleyerek bu nedenle Meclis çalışmalarına başlar başlamaz hazırlığı büyük oranda tamamlanmış olan sosyal medya düzenlemesinin kanunlaştırılması çağrısında bulundu.

Son günlerde organize suç örgütü olmakla suçlanan Sedat Peker’in Twitter hesabından Cumhurbaşkanlığı ve AKP’deki bazı isimlerinin de karıştığı yolsuzluk iddialarında bulunması ve önümüzdeki dönemlerde yeni iddialarda bulunabileceğine ilişkin gelen işaretler sosyal medya mecralarının önemini artırdığı belirtiliyor.


MHP Genel Başkanı Devlet BahçeliFotoğraf: picture-alliance/AA/E. Sansar

MHP’li Yıldız: Ekim’de Genel Kurul’a gelir

Teklifi TBMM’ye sunan isimlerden olan ve hazırlık aşamasını MHP adına yürüten İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, DW Türkçe’ye açıklamasında, Bahçeli’nin çağrısıyla birlikte teklifin Meclis açılınca gündeme gelmesini beklediklerini belirtti.

Yıldız teklifle “sırf; halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak amacıyla, ülkenin iç ve dış güvenliğini, kamu düzeni ve genel sağlığıyla ilgili, gerçeğe aykırı bir bilgiyi kamu barışını bozacak şekilde alenen yaymanın” suç olarak düzenlenmekte olduğunu kaydetti.

Teklif için “Sayın Genel Başkanımız Bahçeli‘nin işaret ettiği gibi Ekim ayı içinde Meclis Genel Kuruluna gelecektir” diyen Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kanun teklifi, yalan haberden medet uman malum çevreler tarafından sansür yasası olarak tanıtılmak istenmiştir. Oysa; kamu barışına karşı işlenen suçların ortak hükümlerinde düzenlendiği gibi, haber verme sınırını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları bu suçu oluşturmaz.”

Yıldız, teklifin 29’uncu maddesi ile getirilen hapis cezası düzenlemesinde bir değişiklik olup olmayacağını sorusuna karşılık da “Teklifin komisyonlardan geçtiği şekilde yasalaşacağını umuyorum. Ceza hükmünü düzenleyen teklif maddesi haricinde bazı maddelerde teknik değişiklikler yapılabilir” yanıtını verdi.


MHP Milletvekili Feti Yıldız Fotoğraf: Privat

Tartışılan 29’uncu maddesi, Türk Ceza Yasası’na “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu eklenmesi ve böylelikle “endişe, korku veya panik yaratma, ülkenin iç ve dış güvenliğini kamu düzenini ve kamu barışını bozmaya” yönelik yayın yapanların 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını öngörüyor.

Denge ve Denetleme Ağı, teklife ilişkin yayımladığı raporda bu maddeye eleştiri getirerek dünyadaki uygulamalar incelendiğinde cezai yaptırıma tabi olacak paylaşım türlerindeki tanımın demokratik ülkelerde daha detaylı tanımlanırken demokrasiden otoriter rejime geçildiğinde bu tanımların genişlediği ve muallak hale geldiğini ifade etmişti. Raporda, “Yeni düzenleme oldukça geniş ve tanımlaması zor bir suç tipi ortaya koymakta ve bu suçu oldukça ağır bir cezai yaptırıma tabi kılmaktadır” denilmişti.

CHP’li Özel: Cumhur İttifakı Ağustos böceği gibi

Muhalefet partilerinin de düzenlemeye yönelik eleştirileriniyeni yasama döneminde de sürdürmesi bekleniyor.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada, Haziran’da yasa ertelendiği sırada iktidara böyle bir düzenleme için “toplumsal mutabakatın” şart olduğunu söyleyerek yaz ayları boyunca tüm kesimlerle beraber çalışmayı önerdiklerini söyledi ve şöyle konuştu:

“Yaz aylarında tüm kesimlerle beraber müzakere edilerek çalışılsın, ortaya iyi bir yasa çıksın dedik. Ama maalesef Cumhur İttifakı bu yazı Ağustos böceği gibi geçirdi. Ne muhalefetle ne de meslek örgütleri ile temasa geçildi. Yazın karınca gibi çalışın dedik, ama Ağustos böceği gibi koca bir yazı boş geçirdiler.”

Ekim ayıyla birlikte yine aynı krizle karşı karşıya kalınacağını söyleyen Özel, yine de çok geç kalınmadığını belirtiyor ve en azından Eylül ayında tüm kesimlerin katılımıyla bir çalışma başlatılması çağrısında bulundu.

Özel, düzenlemenin mevcut halinin “Türkiye’ye felaket getireceğini” de ifade ederek şunları kaydetti:

“Haber kaynağını açıklama zorunluluğu, aksi durumda hapis gibi bir durum var. ‘Doğru olmayan yanlış bilgi’ deniliyor, ama doğru kime göre neye göre? Doğruların kısa sürede aynı ağızda bu kadar yer değiştirdiği başka bir ülke var mı?”


CHP Grup Başkanvekili Özgür ÖzelFotoğraf: DHA

Teklifte en son hangi noktada kalınmıştı?

Peki iktidar kanadının dezenformasyon ile mücadele yasa teklifi olarak sunduğu, kamuoyunda sosyal medya düzenlemesi olarak bilinen ve sansür getireceği endişelerine yol açan teklifle ilgili son durum ne?

Teklif geçtiğimiz Haziran ayında TBMM’de tali komisyon olarak Dijital Mecralar Komisyonu’nda ve ana komisyon olarak Adalet Komisyonu’nda ele alınarak kabul edilmesinin ardından Genel Kurul’a indirilmiş, ancak gündemde iktidarın daha çok önem verdiği ek bütçe, 3600 ek gösterge gibi konuların bulunması gerekçe gösterilerek yeni yasama dönemine bırakılmıştı.

İktidarın teklifi Ekim ayına bırakmasının nedenleri arasında kendisinin de belirttiği gibi diğer yasaların daha öncelikli olması ve milletvekillerinin zaman kaybetmeden illere dağılarak seçim çalışmalarına başlamasını istemesi kadar teklifteki hapis cezası maddesinin de tartışmalara yol açmasının da bulunduğu yorumları yapılmıştı.

Düzenlemeye karşı çıkan sivil toplum kuruluşları ve basın meslek örgütleri teklifin ertelenmesini talep ederek, komisyon toplantılarında hazır bulunmuş, eleştiri ve itirazlarını aktarmışlardı. Sendikalar ve basın meslek örgütleri 21 Haziran’da çeşitli illerde kitlesel eylemler düzenleyerek düzenlemeye “Sansür yasasına hayır” diyerek karşı çıkmıştı.


TBMM Genel Kurulu Fotoğraf: Getty Images/AFP/A. Altan

Yasa teklifinin Adalet Komisyonu’ndaki görüşmeleri sırasında Yargıtay 8. Ceza Dairesi Üyesi İhsan Baştürk’ün de itirazları gündeme gelmişti. Baştürk, Anayasa Mahkemesi’nin Türk Ceza Yasası ve diğer özel yasalara ilişkin verdiği iptal kararlarında, “belirlilik” ilkesine dikkat çektiğini hatırlatmıştı. Baştürk, “halkı alenen yanıltıcı bilgiyi yayma” eylemini düzenleyen 29’uncu “ülkenin iç ve dış güvenliği” ile “kamu barışını bozma” kavramlarının “belirlilik” ilkesi açısından sıkıntılara yol açacağı uyarısında bulunmuştu.

Öte yandan bu teklifin beklemeye alındığı yaz aylarında önemli bir başka gelişme daha yaşanmıştı. Yasanın geçirilmesini çok istediği bilinen Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun başkanlığında Dezenformasyonla Mücadele Merkezi kurulmuş ve bu gelişme Meclis’teki teklifin Haziran ayında geçirilmemiş olmasıyla bağlantılı olup olmadığı sorularına yol açmıştı.