Hayat pahalılığı ve enflasyon vatandaşın belini büktü

Kamera: Sinan TUNÇ

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, şubatta yıllık tüketici enflasyonu yüzde 54,44’e yükseldi.

Ocakta enflasyon yüzde 48,69 idi. Böylece, 2002 yılı Nisan ayındaki yüzde 52,7’lik enflasyondan 20 yıl sonra yüzde 50 seviyesi aşılmış oldu.

Enflasyon Araştırma Grubu (ENAGrup) ise şubat enflasyonunu yüzde 123,8 olarak açıkladı. Grup, şubatta aylık enflasyonu ise yüzde 5,44 olarak hesapladı.

Kendi hissettiği enflasyonun yüzde 100’ün üzerinde olduğunu belirten vatandaşlar, geçinememekten dert yandı.

Emekli bir vatandaşın, şu sözleri ise halkın durumunu gözler önüne serdi:

“Dün bankaya aylık almaya gittim, cebimde 25 lira para vardı. Bir şeyler almak istedim; en son oğlumu aramak zorunda kaldım, ‘yavrum bana bir para gönder’ dedim.

SÖZCÜ muhabiri, İstanbul Mecidiyeköy’de vatandaşa mikrofon uzattı, “Enflasyonda 20 yıl sonra rekorlar kırılıyor.

Sizce başarılı bir ekonomi yönetiminden söz etmek mümkün mü?” diye sordu. Verilen yanıtlar şöyle oldu:

“ONLAR HAYATI YAŞASIN, BİZ CEFASINI ÇEKERİZ!”

Taşkın Şentürk: “Alım gücümde hiç düşüş olmadı çünkü bir şey alamıyorum! Allah’a şükürler olsun gelen doğalgaz zamları nedeniyle doğalgazı yakmıyoruz! Elektrikleri kıstık kısacağımız kadar, muma döndük. Allah onlardan razı olsun! Onlar hayatını yaşasın, biz cefasını çekeriz! Ama onların dedikleri değil bu hayat. Hayat, bizim gibi yaşayabilirlerse hayattır. 10 lirayla, 20 lirayla bu işler olmuyor. Gerçekten kötü bir durum var. Ekonomi bana göre sıfır.”

“AY SONUNDA CEBİMDE 25 TL KALDI, OĞLUMDAN PARA İSTEDİM”

Ali Yakar: “Ekonomi yönetimi var mı Türkiye’de? Enflasyon yüksek, alım gücü düşük, zam oranları yüksek… Eziyet ediyorsun bu insanlara. Geleceğe eziyet ediyorsun. Dün bankaya aylık almaya gittim, cebimde 25 lira para vardı. Bir şeyler almak istedim; en son oğlumu aramak zorunda kaldım, ‘yavrum bana bir para gönder’ dedim. Demek ki yetmediği için… Bu ülkede yaşamanın sonucu nedir biliyor musunuz? Ya diyor, ‘sen öl’ veya ‘sürün, ne yaparsan yap. Benim sana vereceğim yok’ diyor.”

“MAAŞLARA ALDIĞIMIZ ZAMLAR ERİDİ GİTTİ”

Halil Çam: “Şu an mümkün değil. Her şey çok pahalı. Her gün zam, her gün zam… Gıdada yüzde 7 KDV düşürdüler akılları sıra ama hiç düşen bir şey yok. Marketlere her gün zam, benzine her gün zam. Bence enflasyon yüzde 100’ün üzerinde. Son dönemde geçim sıkıntısı yaşıyoruz. Maaşlara aldığımız zamlar da bir işe yaramadı; eridi gitti. Geçen sene aldığımı maaşlar bu senekinden daha iyiydi. En azından alım gücü vardı, şimdi alım gücü de kalmadı.”

“SÜREKLİ BİR ÖDEME, SÜREKLİ BİR BORÇ, SÜREKLİ BİR BATAKLIK”

Eren Yıldız: “Mümkün değil. Şu an ülkenin gidişatının iyi olmadığını düşünüyorum. Zor bir dönemden geçiyoruz. İnsanlar artık maaşlarıyla geçinemiyorlar, ay sonunu göremiyorlar. Halkın en büyük şikayeti elektrik faturaları. 3 ayda 3600 liraya yakın elektrik faturası ödedim. Enflasyonu buradan hesaplayın. Alım gücümüzde de fazlasıyla bir azalış hissediyoruz. Maaşı direkt faturalara veriyoruz. Sürekli bir ödeme, sürekli bir borç, sürekli bir bataklık. Ay sonu kalan para belli… Kalıyor mu diye soracak olursanız, malum…”

“FELAKET DURUMDAYIZ”

Nermin Hanım: “Hayır mümkün değil. Felaket durumdayız. Düzelmesi için önce üretim yapılması gerekiyor. Alım gücümüz çok düştü. Çoğu şeyi alamıyorum. Yaşam kalitem yarı yarıya düştü.”

“İNSANLAR YAŞAM MÜCADELESİ VERİYORSA EKONOMİ İYİ DEĞİLDİR”

Sabriye Yıldız: “Şu anda her şey çok pahalı. Ulaşımdaki indi-bindi ücretleri bile pahalı. Şu an insanlar yaşam mücadelesi veriyor; demek ki ekonomi iyi değil. Ekonomi yönetimi yıllardır çözüm odaklı olamadı.”

“ALLAH SONUMUZU HAYIR EYLESİN”

Seher Hanım: “Vallahi şu anda hiçbir şeyi düşünmüyorum. Otizmli çocuğum var, sadece onu düşünüyorum ben. Allah sonumuzu hayır eylesin.”

“DEVLET KASASINI BİZDEN DOLDURUYOR, EZİLEN YİNE VATANDAŞ OLUYOR”

Mete Soydan: “Devlet vatandaşa KDV’yi yükleyince fabrika yapmasına gerek kalmıyor. Devlet kasasını bizden dolduruyor, ezilen yine vatandaş oluyor.”